Eylül 28, 2021

Takviyeler ve COVID-19 Bağışıklığı

Takviyeler ve COVID-19 Bağışıklığı

Takviyeler ve COVID-19 Bağışıklığı

Koronavirüs hastalığı 2019 (Covid-19), yeni bir koronavirüs suşunun neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Dünyada otuz milyondan fazla insan enfekte olmuş ve Covid-19 kapmıştır. Bunların en az bir milyonu akut solunum sıkıntısı sendromu ve sitokin fırtınası gibi hastalık komplikasyonları nedeniyle ölmüştür. Covid-19’un üç aşaması vardır: Faz-I (erken enfeksiyon aşaması); SARS-CoV-2’nin yayılmaya ve çoğalmaya başladığı ve doğuştan […]

Koronavirüs hastalığı 2019 (Covid-19), yeni bir koronavirüs suşunun neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Dünyada otuz milyondan fazla insan enfekte olmuş ve Covid-19 kapmıştır. Bunların en az bir milyonu akut solunum sıkıntısı sendromu ve sitokin fırtınası gibi hastalık komplikasyonları nedeniyle ölmüştür. Covid-19’un üç aşaması vardır: Faz-I (erken enfeksiyon aşaması); SARS-CoV-2’nin yayılmaya ve çoğalmaya başladığı ve doğuştan gelen bağışıklığın etkinleştirildiği aşamadır. Faz II (pulmoner aşama); akciğer dokusu hasarı ve lökosit artışı ile karakterizedir. Faz III (hiper inflamasyon aşaması); çeşitli organların zarar görebileceği ve bağışıklık Takviyeler ve COVID-19 Bağışıklığıyanıtında aşırı bir şiddetlenme vardır. Covid-19 hastalarının tedavisi için; Farmakolojik olan veya tedaviler yoluyla faz-II ve faz-III’ü engelleyerek akciğerlerin veya diğer organın hasar görmesini önlemek önemlidir.
Birçok insan, medya kuruluşu ve hatta sağlık uzmanı, belirli besin takviyelerinin Covid-19’a karşı bağışıklığı artırabileceğini iddia etmektedir. Bazı takviyelerin bağışıklık artırıcı özelliklere sahip olduğu bilinmektedir ve hastalık önleme uygulamalarıyla birlikte, virüslerden korunmaya yardımcı olabilirler. İşte o takviyeler, iddialar, bilimsel bulgular ve gerçekler:

Vitaminler

Hayatta kalmak için herkesin vitaminlere ihtiyacı vardır. Vitamin eksiklikleri, raşitizm (D vitaminindeki eksiklik), gece körlüğü (A vitaminindeki eksiklik), ve iskorbüt (C vitaminindeki eksiklik) dâhil olmak üzere ciddi sağlık komplikasyonlarına neden olabilir. Daha yaygın olarak, vitamin eksiklikleri kronik yorgunluk, baş ağrısı, kas güçsüzlüğü, uyku bozukluğu ve depresyon gibi rahatsız edici semptomlara yol açar. Kesin belirtiler hangi vitaminin eksik olduğuna bağlıdır. Vitaminlerin optimal sağlığı teşvik ettiği açık olsa da, Covid-19 için bir tedavi değildir. Güçlendirilmiş bağışıklıkla bağlantılı vitaminler hakkında bilinmesi gerekenlere aşağıda değinilmiştir.

C VitaminiTakviyeler ve COVID-19 Bağışıklığı

C vitamini pek çok rolü olan önemli bir besindir. Bu vitamin, sağlıklı cilt ve yara iyileşmesinden büyük ölçüde sorumludur. Aynı zamanda, iltihaplanmayla ve hastalıklarla savaşmaya yardımcı olan güçlü bir antioksidandır.
İddia: C vitamini bağışıklık üzerinde bir etkiye sahip olduğundan, Covid-19 hastalarında bağışıklığı artırmaya yardımcı olabilir.
Bilimsel Bulgular: C vitamininin bağışıklıkta bir rol oynadığını bilinmektedir ancak takviye şeklinde C vitamini üzerine yapılan araştırmalar çelişkilidir. Bir araştırmada C vitamini takviyelerinin soğuk algınlığından biraz daha hızlı kurtulmaya yardımcı olsa da, soğuk algınlığı insidansını azaltmadığı sonucuna varılmıştır. ABD, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), Kasım 2020’de, C vitamininin Covid-19 ile mücadeledeki rolünün bilinmediğini belirlemiştir.
Gerçekler: Fazlası her zaman için daha iyi değildir. Yiyeceklerden yeterince alınamazsa genel sağlığa yardımcı olmak için C vitamini takviyesi gerekebilir. Çok fazla C vitamini mide ağrısına, mide bulantısına ve ishale neden olabilir. C vitamini fazlalığı Covid-19’u önlemeye yardımcı olmaz, bu nedenle C vitamini toksisitesi riskine girmeye değmez.

D Vitamini

Güneş ışığı varlığında vücut tarafından sentezlenir. D vitamini çeşitli işlevlere hizmet etmektedir. Bağışıklık sisteminin sorunsuz çalışmasını sağlamak bu işlevlerinden biridir.
İddia: D vitamini, bağışıklık sistemini saldırıları gerçekleştirmek için harekete geçirdiği için bağışıklık sağlığını iyileştirir. Ayrıca anti-inflamatuar özelliklere de sahiptir. Bu iki işlev D vitaminini koronavirüse karşı güçlü bir takviye haline getirir.
Bilimsel Bulgular: D vitamini en çok araştırılan vitaminlerden biridir. Birçok araştırma D vitamininin kemiklerden beyne kadar optimal sağlık için kesinlikle gerekli olduğunu söylemektedir. D vitamini eksikliğinin otoimmün hastalıklar, solunum hastalığı ve akciğer fonksiyonunun baskılanmasıyla bağlantılı olduğu da bilinmektedir. Bu nedenle D vitamininin bağışıklık sisteminin Covid-19 ile savaşmasına yardımcı Takviyeler ve COVID-19 Bağışıklığıolabileceğini söylemek çok yanlış değildir. Yine de D vitamini ve Covid-19 üzerine araştırmalar devam etmektedir ve D vitamininin özellikle yeni koronavirüsle nasıl savaştığını söylemek için henüz çok erkendir.
Gerçekler: D vitamininin bağışıklıkta önemli bir rol oynadığı açık olsa da D vitamini takviyesi sadece D vitamini eksikliği varsa yardımcı olacaktır. Güneşten ve yiyeceklerden önerilen günlük alımı karşılamak için yeterince D vitamini alınıyorsa takviye kullanılmasına gerek yoktur.

E Vitamini

E vitamini, insanların yiyecekler veya takviyeler yoluyla alması gereken, yağda çözünen bir vitamindir. Bağışıklık tepkilerini düzenlediği bilinen güçlü bir antioksidandır ve E vitamini eksikliği hücresel bağışıklığı bozabilir.
İddia: E vitamini, bağışıklıktaki bilinen rolü nedeniyle Covid-19 pandemisinde önleyici bir rol oynayabilir.
Bilimsel Bulgular: E vitamini ve solunum yolu hastalıklarına karşı koruyucu etkileri üzerine yapılan araştırmalar çelişkilidir. Örneğin, solunum yolu enfeksiyonu olan huzurevi sakinleri üzerine yapılan bir araştırma, E vitamini desteğinin yalnızca belirli bir genotipe (gen kümesi) sahip kişiler için etkili olduğunu bulmuştur. Ayrıca, E vitamini takviyesi, sigara içen bazı kişilerde pnömoni riskini artırabilir. Başka raporlar, E Takviyeler ve COVID-19 Bağışıklığıvitamininin astım, kanser ve diğer durumlarla ilişkili oksidatif hasarları azaltabileceğini öne sürmektedir.
Gerçekler: Yeterli E vitamini seviyeleri genel sağlık ve bağışıklık için önemlidir ancak E vitamininin Covid-19’a özgü rolü hakkında daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Ayrıca, E vitamini takviyelerden ziyade gıdalardan alındığında muhtemelen daha etkilidir.

Mineraller

Vitaminler gibi mineraller de hayatta kalmak için çok önemlidir. Mineral eksiklikleri yorgunluğa, iştahsızlığa, kas kramplarına, bağışıklığın zayıflamasına ve bir dizi başka komplikasyona yol açabilir, semptomlar vitaminlerde olduğu gibi, eksik minerallere bağlıdır. Bazı minerallerin bağışıklık güçlendirici özellikleri vardır. İşte Covid-19’un önlenmesi ile bağlantılı mineraller hakkında bilinmesi gerekenler.

Magnezyum

Magnezyum, vücuttaki çeşitli süreçlerin düzenlenmesine yardımcıdır. Aslında, bu mineral 300’den fazla enzimatik sistem için bir kofaktördür yani magnezyum olmadan vücutta kas kasılması, kan basıncının düzenlenmesi veya kan şekeri kontrolü gibi temel işlemler tamamlanamaz.
İddia: Bilim insanları ve doktorlar, magnezyumun diğer vücut sistemlerinin yanı sıra solunum sistemi hastalıklarının önlenmesinde önemli olduğunu uzun zamandır bilmektedir. D vitamini aktivasyonu magnezyum gerektirir, D vitamininin aktivasyonu magnezyum gerektirir. D vitamini yeterince alınsa bile magnezyum alımının yetersiz olması vücudun D vitaminini kullanmasını engelleyebilir.
Bilimsel Bulgular: Eylül 2020’de çevrimiçi olarak yayınlanan bir araştırmada, D vitamini, B12 vitamini ve magnezyumdan oluşan kombine bir takviyenin yaşlı yetişkinlerde Covid-19 komplikasyonlarının şiddetini azaltabileceği bulunmuştur. Minnesota Üniversitesi’nde devam eden bir araştırma, Magnezyum desteğinin Covid-19 hastalarında ani kardiyak ölümünü önleyip önleyemeyeceğini bulmayı amaçlamaktadır. Magnezyum kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği için, takviyeler diyabetli kişilerde komplikasyonların şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
Gerçekler: Magnezyum ve yeni koronavirüse karşı koruyucu etkileri ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Magnezyumun Covid-19’a karşı bağışıklığı artırıp artırmayacağını veya Covid-19 kapılsa bile komplikasyonların şiddetini azaltabileceğini söylemek için henüz çok erkendir.

Çinko

Çinko, destekleyici minerallerden biridir. Hücrelerin büyümesine, bölünmesine, karbonhidratların parçalanmasına, yara iyileşmesine, insülin işlevine hatta koku ve tat duyularına yardımcı olur. Çinko, bağışıklığın güçlenmesinde de rol oynar.
İddia: Bağışıklığı desteklediği bilindiğinden ve soğuk algınlığıyla savaştığı düşünüldüğünden çinko, Covid-19’a karşı koruyucu bir mineral olarak öne çıkmıştır.
Bilimsel Bulgular: Geçmiş çalışmalar çinkonun, genellikle koronavirüslerin neden olduğu (ancak Covid-19’a neden olan çeşidi değil) yaygın soğuk algınlığı ile savaşmaya yardımcı olduğunu göstermiştir. Diğer araştırmalar bu bulguları karmaşıklaştırır. Sistematik bir inceleme, günde yalnızca 75 mg’ın üzerindeki dozların soğuk algınlığının süresini kısalttığını bulmuştur. Bir meta-analiz çinkonun soğuk algınlığına karşı etkili olabilmesi için hastanın takviyeyi semptomlar başladıktan sonraki 24 saat içinde alması gerektiğini belirlemiştir. Yine de sağlık uzmanları çinkonun umut vaat ettiğini düşünmektedir. Çinko ve Covid-19 üzerine Temmuz 2020’de yapılan bir çalışma, mineralin Covid-19’a karşı koruyabileceğini veya semptomların şiddetini azaltabileceğini öne sürerken, bir başka inceleme dolaylı kanıtlara dayanarak çinko eksikliği olan kişilerde potansiyel bir koruyucu takviye olabileceğini belirtilmiştir.
Gerçekler: Diğer tüm besinler gibi çinkonun aşırı tüketimi Covid-19’u önlemeye yardımcı olmayacaktır. Vücudun fazlasına ihtiyacı yoktur sadece yeterince alınması gerekir. Çinko için tolere edilebilir üst alım seviyesi (yan etki olmaksızın tüketilebilecek en yüksek seviye) içinde kalmak akıllıca olacaktır.

Diğer Takviyeler

Vitamin ve minerallerin yanı sıra, vücudun gelişmesi için başka besin maddelerine de ihtiyacı vardır. Örneğin antioksidanlar, vücudun hastalıklarla savaşmasına yardımcıdır. İşte Covid-19 bağışıklığı ile ilgili olarak üzerinde çalışılan birkaç takviyeyle ilgili gerçekler.
Quercetin
Quercetin, koronavirüs pandemisi ilerledikçe süper bir takviye besin statüsü kazanmıştır. Kırmızı soğan, kızılcık, karalâhana, kapari, yeşil çay, domates, su teresi gibi birçok meyve ve sebzede yaygın olarak bulunan quercetin bir tür flavonoiddir. Quercetin, kanserlere, kalp hastalıklarına ve histamin salgılayan hücrelere karşı potansiyel koruyucu etkileri nedeniyle uzun süredir değerlendirilmektedir.
İddia: Quercetin, vücuttaki güçlü koruyucu etkileri nedeniyle bazı araştırmacılar tarafından Covid-19 hastaları için potansiyel bir yardımcı tedavi olarak görülmektedir. Takviyenin savunucuları, remdesivir veya iyileşen kişilerden elde edilen plazma gibi müdahalelerin yanı sıra bir tedavi rejiminin parçası olabileceğini ve reçetesiz bulunabilirliğinin, nispeten iyi güvenlik profilinin avantajları olduğunu söylemektedir.
Bilimsel Bulgular: Quercetin, farklı bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalıkları tedavi etmek için çeşitli denemelerde bir özüt olarak kullanılmıştır. Hücre kültürlerinde quercetin’in viral girişi önlediği ve rinovirüs ve poliovirüs dahil birçok virüsün sitopatik etkilerini azalttığı gösterilmiştir. Quercetin ve solunum yollarına ait enfeksiyonlarla ilgili çalışmalarda quercetin’in solunum yollarındaki enfeksiyonların sıklığını ve süresini azaltmak için etkili olabileceği belirlenmiştir. Bununla birlikte, araştırmacılar, covid-19’u tedavi etmek için quercetin önerilmeden önce daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtmeye devam etmektedir. Başka bir rapor, quercetin’in SARS‐CoV‐2 replikasyonuna müdahale etmek için teorik ancak önemli bir yeteneğe sahip olduğu sonucuna varmıştır ve yine bu etkileri doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtmektedir.
Gerçekler: Quercetin, Covid-19 ile mücadelede potansiyel bir yardımcı olarak gelecek vaat etmektedir ancak mucize bir ilaç değildir. Klinik öncesi verilerde gösterilen antiviral aktivite göz önüne alındığında, Covid-19 tedavisi için uygun biçimde tasarlanmış bir klinik çalışma bağlamında quercetinin reçete edilmesi makul kabul edilmektedir. Yine de sıkı bir klinik çalışmaya tabi tutulması ve klinik deneyler dışında kullanılmaması önerilmektedir. Bilim insanları hala quercetin’in Covid-19’a neden olan virüsle ilgili olarak tam olarak nasıl çalıştığını bilmemektedir ve bir takviye başlamadan önce kesinlikle bir doktorla konuşulmalıdır.
Omega-3 Yağ Asitler
Takviyeler ve COVID-19 BağışıklığıOmega-3 yağ asitleri, özellikle eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) vücutta güçlü bir anti-inflamatuar etkiye sahiptir. DHA ve EPA, yağlı balıklar, kabuklu deniz ürünleri gibi gıdalardan alınabilir.
İddia: Bağışıklık üzerindeki güçlü etkileri nedeniyle omega-3 yağ asitlerinin vücudun Covid-19 ile savaşmasına yardımcı olması mümkündür.
Bilimsel Bulgular: Bazı araştırmalar, omega-3 yağ asidini içeren takviyelerin Covid-19’un neden olduğu “sitokin fırtınası” ile savaşmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Sitokinler, bağışıklık hücreleri de dahil olmak üzere belirli hücrelerin büyümesini ve aktivitesini kontrol eden bir grup sinyal proteinidir. Sitokin fırtınası, doku hasarına ve organ yetmezliğine yol açan “proinflamatuar sitokinlerin aşırı üretimi ” anlamına gelir. Omega-3 yağ asitleri anti-inflamatuar özelliklere ve bağışıklık hücreleri üzerinde bir etkiye sahip olduğundan, takviyelerinin önleyici tedavi olma potansiyeli vardır.
Gerçekler: Omega-3 yağ asitlerinin bağışıklık sistemini etkilediği açıktır. Besleyici gıdalardan yeterli miktarda omega-3 yağ asitleri almak genel sağlığı iyileştirebilir ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını sağlayabilir. Burada ele alınan diğer tüm besinler gibi omega-3 yağ asitlerinin aşırı alınmasının zararlı bir etkisi olabilir ve gıda dışı takviyelerin Covid-19 üzerindeki etkileri bilinmemektedir.

Kişiler COVİD-19’dan Nasıl Korunabilir?

CDC ve WHO gibi halk sağlığıyla ilgili kurumlar, Covid-19 enfeksiyonlarını önlemek için en iyi kılavuzları oluşturmuştur. Bu kılavuzların kökeni bilimdir ve yeni koronavirüs gibi bulaşıcı hastalıkların yayılmasını yavaşlattığı ve önlediği bilinmektedir. Kişilerin kendini yeni koronavirüsten nasıl koruyabileceği aşağıda açıklanmıştır:
-Öncelikle, Covid-19’un nasıl yayıldığı anlaşılmalıdır. Bu, esas olarak solunum damlacıkları yoluyla olur ancak virüs ayrıca aerosoller (havadaki küçük parçacıklar), doğrudan temas (öpüşme gibi) ve kontamine (bulaşmış) yüzeyler yoluyla da yayılabilir.
-Mümkün olduğunca hasta olan insanlardan uzak durulmalıdır. Hasta olan birinin bakıcısı olanlar ekstra önlemler almalıdır.
-Ev dışındaki insanlardan en az 2 metre uzakta kalınmalıdır.
-Evin dışındayken ağız ve burnu kapatan bir yüz maskesi takılmalıdır. Öksürme ve hapşırma durumunda ağız ile burun herhangi bir mendille ya da bulunamıyorsa dirseğin iç kısmıyla kapatılmalıdır.
-Eller sık sık yıkanmalı, sabun ve su yokluğunda en az % 60 denatüre alkol içeren bir el dezenfektanı kullanılmalıdır.
-Işık anahtarları ya da elektrik düğmeleri, kapı kolları, cep telefonu ve musluklar da dahil olmak üzere sık sık dokunulan yüzeyler dezenfekte edilmelidir.
Herkes kendi sağlığına ve evindeki kişilerin sağlığına dikkat etmelidir. Covid-19’un belirtilerinden birisi fark edilirse hemen doktora gidilmelidir. Nefes almada zorluk veya göğüs ağrısı gibi ciddi semptomlar varsa derhal acil tıbbi yardım istenmelidir.
Sağlık durumu ne olursa olsun herkes yeni koronavirüs gibi viral enfeksiyonlara karşı hassastır. İnsan vücudu herhangi bir zamanda sayısız işlevi yerine getiren karmaşık, benzersiz yapıdadır ve hiçbir takviye tek başına, kişiyi eski sağlık durumuna geri döndüremez, yeni koronavirüsü tamamen ortadan kaldıracak bir konuma getiremez. Gerçek şu ki, sağlık durumlarına bakılmaksızın herkes Covid-19 kapma riski altındadır.
Bütün gıdalar açısından zengin bir diyetle mümkün olan en iyi şekilde vitamin, mineral ve diğer besin maddelerini almak en iyisidir. Bu çeşitlilik sağlar ve besinlerin aşırı tüketiminden kaynaklanan toksisiteyi önlemeye yardımcı olur. Besin değeri yüksek öğünlerle (ve gerektiğinde takviye ile) tamamlanan sağlıklı bir yaşam tarzı kesinlikle bağışıklık sisteminin optimum düzeyde çalışmasına yardımcı olabilir ancak belirli takviyeler ve Covid-19 hakkındaki bilim henüz net değildir. Elleri sık yıkamak ve hasta insanlardan uzak kalmak gibi kanıtlanmış en iyi uygulamaları günlük yaşama yerleştirmek Covid-19 ile hastalanmayı önlemenin en iyi yoludur.

Kaynak: yonergeler.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir